140 Karakterde Ebola

140 Karakterde Ebola

Ebola için en son yapılan ve en dikkat çekici açıklama ‘’ O kadar da kötü değil ama bulaşınca öldürür’’ oldu. Bu bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demek gibi bir şeydir… Ancak ilerleyen teknoloji ve iletişim, insanları birbirine daha çok yakınlaştırdı. Artık yılanın olduğu her yere kolayca ulaşabiliyoruz ve onu rahatlıkla saatler içerisinde dünyanın her yerine taşıyabiliyoruz. Bu yüzden Ebola virüsünün paniği havalimanlarında ve uçak yolculuklarında yaşanıyor.

Peki nedir bu Ebola? Bir virüs, yani bir DNA veya RNA içeren genetik bir sarmala sahip ve etrafında bir protein kabuğu bulunan dünyanın bilinen en küçük canlı organizması. Başka bir canlı ile temasında kendisini çoğaltmaya başlayarak konak olduğu canlıda hastalığa sebep olması ile karakterize bir yaşamı olan varlık.

Son aylarda ölümcül karakteri ile tüm dünyada korkuya neden olan hastalık bu özelliği ile popülerliğini korumaktadır. Yazılı ve görsel basında ilgi ile takip edilen ve her zaman manşet olan bu hastalıkla ile ilgili bilmemiz gereken en önemli özellikler nelerdir?

Biz normal, sıradan insanlar için bu hastalığın en önemli özelliği bulaşma yolları olmalıdır. Herhangi bir yerden başka bir yere uçak yolculuğu yapmasak da bu yolculuğu yapmış biri ile temas edebiliriz. Bu yüzden virusün bulaşma karakteristiğini bilirsek biz sıradan insanlar olarak yayılmasının önüne önemli bir engel koymuş oluruz.

Gayet kırılgan ve dış ortamda yaşama süresi kısıtlı olan bu canlı, insandan insana diğer üst solunum yolları virüsleri gibi havadan yani damlacık enfeksiyonu ile bulaşmaz. Virüsün bulaşması için bir vücut sıvı teması (kan,dışkı, kusmuk gibi) gerekir.

Ancak böyle bir sıvı bulaşmış nesneye dokunsak bile bir yaradan direk kan teması olmadan ya da ellerimizi ağız gibi vücut sıvılarına temas ettirmezsek bulaşmayı önleriz. O yüzden ellerimizi sık sık bol su ve sabunla yıkayarak mevcut temaslarda bile bulaşmayı önleyebiliriz. Biz KBB hekimleri için yanıtlanması gereken en önemli soru “hapşırık ve öksürükle bu hastalık bulaşır mı?’’ olmalıdır. Hasta kişinin vücut sıvılarında bulunan bu virüs, hapşırma veya öksürükle damlacık enfeksiyonu olarak havadaki su taneleri ile bu hastalığı dış ortama bırakır. Ancak hastalığın bu yolla bulaşabilmesi için bu enfekte su damlaları ile diğer kişinin vücut sıvılarının teması gerekir. İyi korunan ve karantina altına alınmış bir Ebola hastası düşünüldüğünde, bu bir teori olarak kalacaktır fakat bilinmesinde fayda vardır. O yüzden Ebola en çok sağlık personelinde ve doktorlarda görülmektedir.

Hastalığı yapan bu virüsün özelliğinden de anlaşıldığı gibi uluslararası bir birliktelik ve bilinç ile yapılacak çalışmalar ölümcül olan bu canlının izole kalmasını ve yayılmamasını sağlayacaktır. Teknoloji ve iletişim gibi iyi gelişmelerin yaşandığı dünyamızda bazen milyonlarca kişiyi öldürme potansiyeline sahip böyle hastalıkların yayılmasına yardımcı olacağı düşüncesini de aklımızdan çıkamamamız gerekiyor. Her zaman geleceğin beklentilerine hazır olmalıyız.